Kuveyt’te Türkler
Kuveyt’in nüfusu bir milyonu kendi vatandaşı olmak üzere toplam üç milyondur. Ülkede, Türkler ve yabancılar için çalışma, mesleki tecrübe edinme imkanı vardır. Bura da yaşayan Türk toplumu başta bakanlıklar olmak üzere, petrol şirketleri, petrokimya şirketleri, hava yolu şirketleri, inşaat şirketleri, ticari şirketlerde çalışan ve üniversitelerin endüstri, mühendislik, bilgisayar, tıp bölümlerinde eğitim görevlisi olarak hizmet veren Türkler vardır. Bunlar, inşaat, makina, petrol ve uçak mühendisleri; işletme, finans, ticaret, pazarlama alanında uzman yöneticilerdir. GSM şirketlerinde çalışan mühendisler. Kuveyt’teki uluslararası otel zincirlerinde çalışan Türkler mevcuttur. Berber, inşaat işçisi ve esnaflık yapan Türk vatandaşları çoğunluktadır
Kuveyt’te yaşayan Türkler diğer ülke insanları gibi birlikteliklerini korumaktalar. Kuveyt yönetimi diğer Müslüman ülkelerden gelenlere olduğu gibi Türklere de birlikte Cuma namazlarını kılabilmeleri için cami tahsis etmiş. Türkler Cuma namazlarını M.Müdeyris (Fatih)camiinde imam Nesimi Beyin imamlığında kılıyorlar. Nesimi Hoca diğer günler vakit namazlarını Garabelli mescidinde kıldırıyor.
Nesimi Ömeroğlu Hocanın görevi Cuma namazını kıldırmaktan ibaret değil. Namaz sonrasında camide bir araya gelen Türklere haftalık ders yapıyor.Onların problemlerini çözmeye yardımcı oluyor.İlmihal,din bilgisi,fıkıh dersi yapıyor.
Nesimi Hoca aynı zamanda Kuveytte Türkiye’nin bir kültür elçi olarak çalışıyor. Her ortamda Türkiye’yi tanıtıcı çalımaarı derhal başlatıyor. Tabiî ki bu konuda yalnız değil THY müdürü Adem Ceylan Bey ve diğer Türkler de het zaman kendisiyle birlikteler. Kuveyt’teki Türk elçiliği de var diyeceksiniz.Her ükede olduğu gibi burada da onların aktif olduğunu söyleyebilmek mümkün değil.
Kuveytte ülkeler arası bir tanıtım festivali düzenlenir.Nesimi Hoca vakıflar da görevli bir imam olarak haberdar olduğu bu festivale Türkiye’nin katılması için Elçiliğihaberdar eder. Ama Festival günü stand verilmesine rağmen Türk standının boş olduğunu görünce evine gider ve hanımına çehis sandığında olan elişi işler ve Türkiye’den getirdikleri Ülkemizin el emeği göz nuru takları alarak sergiye getirir.Diğer Türklerden de aynı şeyleri ister ve bir anda standı Türk elişleri göz nurları ile düzenler. Festival sonunda Trk standı birincilik ödülü kazanır.
THY yoları da burada ülkenin tanıtımı noktasında oldukça gayretli.Hava yolları müdürü Adem Bey baharın gelmesiyle hızlı bir tanıtım faaliyetine girdiklerini THYlarının haftada 7 gün olan uçuş seferini haftada 10 güne çkardıklarını ifade ederek ‘ şa anda yaz aylarında Türkiye’ye tatile gidecek Kuveytlilerin miktarını arttrmaya çalışıyoruz.Bunun içinde firmaları ve şirketleri ziyaret ederek onların THY ile uçuşlarını gerçekleştirmeye çeışyoruz.’ diyor.
Kuveyt’teki Türklerden bahsederken Saim ağabeyden bahsetmemek olmaz. Saim ağabey K.maraşlı. İstanbul’da çalışırken bir davet üzerine Kuveyt’e çalışmaya gelir1976 yılında. Ögün bugündür Kuveyt’te ama dünyayı gezmiş bir kişi.Ümmetin derdini derd edinmiş. Gezilerini ve dergilerde gazetelerde önemli gördüklerini günlüğüne not ediyor. Gazetemizin iyi bir okuyucusu. Güzel yemekler yapıyor. Gazetemizşn kuruşunda İstanbul’da imiş.Tokapıdaki binamızın temel atma merasiminde bulunmuş diyor ki:’ Merhum Erbakan Hocam temel atma töreninde dediki: Sultan Fatih İstanbul’u fetih hazırlığına bu bölgede başladı.Bizde gazetemizi bu bölgeden bütün Türkiye’ye yayacağız . Az konuşan bir insan. Kuveytte bulunduğumuz günler de bizi hiç yalnız bırakmadı.Kendisi ile çok güzel sohbetlerimiz oldu.
Mustafa Tahhan
Mustafa Tahan Beyle uzun yıllardır tanışırız. Birlikte yıllar önce Afganistan’a ve Türk cumhuriyetlerine seyahatimiz olmuştu. Merhum Erbakan Hocamızın sevgisini kazanmış değerli bir şahsiyet. Kuveyt’e gidince ilk işimiz kendisini ziyaret etmemiz oldu. Güzel Türkçe konuşur. Türkçeye tercüme edilmiş eserleri bulunmaktadır. Muhterem Hocamızla ilgili bir kitap yazmış.’ Sultan Abdulhamid’den Necmedddin Erbakan’a ‘ isimli.Bir tane bize hediye ettiler.
Mustafa Tahhan Beyi Nesimi hoca.Adem Bey.Mahmut Bey.Ramazan Kaya ile birlikte ziyaret ediyoruz. Sohbetimiz Erbakan Hoca ve birlikte seyahetlerimiz üzerin başlıyor. İslam dünyasınındaki son olaylarla devam ediyor.Bize güzel bir ufuk turu yapıyor.Ertesi günü Mısır seyahati olduğu iin kendisni daha fazla yormadan yanından ayrılıyor. Türkiye’de kendisini tanıyan bütün dostlarına selamını iletmemizi bizden rica ediyorlar.
Divaniyeler
Kuveyt’te Divaniyeler sosyal hayatın vazgeçilmez sivil kurumlarından birisidir. Kuveyt Divaniyeleri ülkenin sosyal, siyasi ve ekonomik problemlerinin konuşulduğu ve çözümlerinin istişare edildiği platformlardır. Divaniyeler toplumun meselelerinin nefes aldığı yerler. Halk meclisler. Kuveyt parlamentosunun üyeleri bu divaniler de belirleniyor. Buralara uğramayanların parlamentoya seçilmesinin zor olduğu ifade ediliyor.
Her ailenin divaniyesi bulunuyor. Her divaniyenin toplantı günleri belirli, halk o günler de ziyaretlerini yapıyorlar Toplumda da önemli ağırlıkları var.
Divaniyeyi Rumi.Şeyh Humudu’nun divanı kardeşinin vefatı nedeniyle taziye’ye gidiyoruz. Taziyede Miletvekiller,bakanlar,belediye bakanı ve bürokratlar,v.s ile selamlaşıyoruz.
Şeyh Halid Divaniyesi, 200 yıllık bir divaniye Şeyh Halid’in dedesi Şeyh Muhammed tarafından tesis edilmiş. İzmirli Şeyh Seyyid Ömer dedesi döneminde Türkiye’den Hacc gelince ısrar karşısında Kuveyt’te divaniyelrine misafir olur vu ömrünü burada geçirir. Mubareki okulunu tesis eder.
Divaniyeyi Rufai. Eski milli eğitim bakan Şeyh Rufai’nin divaniyesi her Perşembe akşamı burada toplanılıyor sobet ve zikir ediyorlar. Ziyaret edeceğimizi öncen haber verdiğimiz için Şeyhin oğlu bizi kapıda karşıladı. Şeyh efendiye takdim edince yanına davet edildik. Zikir tamamlandıktan dualar edildikten sonra sonra Şeyh Efendi cemaate Türkiye hakkında sohbet etti,Türkiye’deki gelişmeleri ve başörtüsü sıkıntısından bahsettikten son Merhum Hocamıza (Necmettin Erbakan’a) uzun bir duada bulundu.Bizlere cemaat olarak duasına amin dedik.
Son dönemler de Hanımlar da Divaniyeler açmaya başlamışlar.
Siyasi Hayat
Kuveyt Parlamentosu 50 kişiden oluşmaktadır. Parlamento üyeleri Kuveyt’in beş ayrı seçim bölgesinden seçilerek parlamentoya girmektedirler. Parlamentoya girmiş olan Milletvekilleri Yasama organı olarak görev yapmaktadırlar, çalışmaktadırlar. Hükümette en az bir milletvekili bulunma şartı vardır. Yani görev başındaki hükümette en az bir milletvekilinin görev alması şartı vardır parlamentoda. Kabine üyeleri, yani bakanlar aynı zamanda parlamento üyesi sayılmaktadırlar. Bütün parlamentolarda olduğu gibi Kuveyt parlamentosunda da komisyonlar bulunmaktadır. Parlamentoda görev yapmakta olan komisyon sayısı 12′dir. Bunlara örnek verecek olursak, Anayasa Komisyonu, Bütçe Komisyonu, Sağlık Komisyonu bunlara birer örnek olarak gösterilebilir. Parlamento seçimleri 4 yılda bir yapılmaktadır. Parlamentomuzda 4 hanım parlamenter bulunmaktadır.
Kuveyt’te ilk kadın bakan olan Masume Mübarek ile liberal Asil El Avadi, kadın hakları savunucusu Rola Daşti ve üniversitede görevli Selva El Casır, ülkenin ilk kadın milletvekilleri oldu. Seçileceğine kesin gözüyle bakılan adaylardan Fatima El Abdali ise seçilemedi. Kuveyt’te, 2005′te siyasi hakları verilen kadınlar., 2006 ve 2008 seçimlerinde bu fırsatı yakalayamamışlardı
Sosyal Hayat
Petrol zengini küçük bir ülke Ülke topraklarının sadece binde üçünde tarım yapılabiliniyor. Petrol öncesi gemi yapımı ve inci dalgıçlığı ana gelir kaynakları imiş. Kuveyt dünyada kişi başı geliri en yüksek devletlerden biri. Nüfus 3 milyon, bunun 2 milyonu yabancı işçi ve aileleri. Çalışan Kuveytlilerin hemen hepsi devlet dairelerinde görevli.Kuveyt’te kadınları sosyal hayatın her kademesinde görebiliyorsunuz., araç kullanmaları serbest. İşyerlerinde kadınlar çalışıyor ama hemen hepsi yabancı. Ama dediğim gibi aslında hiç bir Kuveytlinin çalışmasına gerek yok çünkü devletin geliri şu anda herkese yetiyor. Kadınların ve erkeklerin giyim zorunluluğu yok. Gündüz sokaklar ve caddeler oldukca tenha olmasına karşın akşamları hareketlilik oldukça fazla.
Sabah namazı ile hayat başlıyor. Öğle uykusu 14-16 arasında. Geceleri ışıl ışıl,şehir özellikle çarşılar binbir renge bürünüyor.
Kuveytlinin hayatı namaz.-zekat- oruç-umre ve hac eksenine endekslenmiş. Tabiî ki akşamları gençlerin akşamları şehrin büyük caddelerinden biri olan Körfez caddesinde lüks arabaları ile yarışmalarını da görmemezlikten gelemezsiniz.
Suku Mubarek. Suku Kadim. Suku Şark. Kuveytin önemli çarşılarıları. Kuveytliler akşam olunca bu çarşıları dolduruyorlar. Her türlü alışverişlerini buralardan yapıp. Akşam yemeklerini de geç vakit buralardaki restoranlarda yiyorlar.Suku Şarkın ortasına yerleştirilmiş görülmesi gereken büyük bir saat bulunuyor. Burayı ziyaret eden herkes bu saatin önünde resim çektirme sırasına giriyor. Saatin özelliği dikdörtgen cam borudan yapılmış olması ve cam borunun içerisinden isportanın deveran etmesidir.
Burçlar Atında Kuveyt
Kuveyt şehrine kuşbakışı bakınca üç büyük bina dikkatinizi çeker: Kuveyt Kuleleri, Kurtuluş kulesi ve büyük camii. Kuveyt Kuleleri, Kuveyt’in simgesi olması için inşa edilmiş üç ayrı kuleden oluşuyor. En büyüğünün üzerinde döner bir restoran var, ortanca olanı su deposu, en küçüğü ise ışıklandırma için. Şehri tanıtan tüm fotoğraflarda bu kuleler var, çünkü şehirde bunun ‘dışında simge bina yok gibi bir şey. Kurtuluş kulesi 372 metre yüksekliğinde bir televizyon kulesi. Şehirde 4–5 müze de var, ama Saddam oraları yağmaladığı için görecek bir şey kalmamış.Şu anda kaybettiklerini yeniden toplamanın gayreti içerisindeler. Birinci Körfez savaşından sonra şehir mezbele haline gelmiş ama şehrin yeniden inşasına tam olarak başlamaları ancak ikinci körfez savaşı sonrası olmuş. Kuveytliler baş belalıları Saddam yakalanana kadar bir rahat yüzü görmemişler. Her an yine işgal edilebiliriz kaygısıyla, yatırımları ağırdan almışlar. Altyapı yatırımları ancak Saddam yakalandıktan sonra başlamış.Saddam korkusuyla Dubai’ye ve başka ülkelere yatırım yapanlar şu anda Kuveyt’te önemli bir yatırımlar yapıyorlar.. Şehir dikine büyümekte. 400 metre yüksekliğe ulaşan iş merkezleri inşa edilmiş durumda. Kuveyt bir anlamda gökdelenler ormanına dönüşüyor.
En gelişmiş en büyük tatlı su elde etme tesislerine sahipler. Su kaynakları yok denilecek kadar az. Çölü denizden elde ettikleri su ile yeşertiyorlar. Kuveyt çölün üstünde yükselen bir kent.
Kuveyt gece yaşayan bir şehir. Güneş kaybolunca ışıl ışıl süslenmiş gökdelenlerin aydınlığında başlıyor, hayat. Özellikle yazın gündüz sıcağında sokaklarda insan bulmak imkansız. Zaten herkesin arabası olduğu için otoparkla ev ya da işyeri arası yürüyorlar sadece.
Dünyanın belki de hiçbir yerinde göremeyeceğiniz kadar lüks aracı aynı anda caddelerde görüyorsunuz…
Kuveyt Mutfağı pirince, ete ve balığa dayalı bir mutfaktır. Kuveytliler çok fazla pirinç tüketirler. Hemen her sofrada mutlaka pirinç pilavı vardır. Pilavı yanında çeşitli soslar ve yine çeşitli etlerle yerler. Bu etler kuzu, koyun, tavuk ve güvercin etleridir. Kuveytliler sabah kahvaltısında, ekmek, peynir, zeytin, yumurta ve bazen de kızarmış et yerler ve mutlaka yanında çay içerler.
Öğle ve akşam yemeği genellikle birbirine benzer. Pirinç her zaman çeşitli şekillerde sofrada bulunur. Tuzlu ve tatlı olarak, fırında, ocakta, etle birlikte veya sade pişirilmiş olarak daima masadaki yerini alır.
Kuveyt’te çok pirinç tüketilmesinin sebebi, eskiden Kuveytli tüccarların Hintli tüccarlarla değiş tokuş ticareti yapması ve pek çok malzeme karşılığında pirinç almalarıdır. Bu pirinç çoğunlukla Basmati pirincidir.
Kuveyt’in üç tarafının denizle çevrili olması nedeni ile çok çeşitli ve zengin balık türleri vardır. Bu nedenle Kuveytliler çok balık tüketir. En çok yenen balıklar “gugurfan, shehen, wahar, beyah, chanad” ve en tanınan Kuveyt balığı “zubaidi”dir. Kuveyt’te balık, kömür ateşinde, buharda, kızartma veya fırında hazırlanır.
Kuveyt’te sabahın erken saatlerinden gece yarısına kadar canlı olan işyerlerinden birisi ‘Balak Hali’. Kuveyt müziği eşliğinde yemek yenilen lokantalar(El muhalleb) yeni açılmaya başlanmış.Yıllarca denizcilikle uğraşmışlar,en lezzetli balıkları Kuveyt’te yiyebilirsiniz.Tabiki Türk kahvasi de meşhur. Lahmacunum gibi..
Kuveyt Mutfagı’nda tüm Körfez Ülkeleri Mutfaklarında olduğu gibi Hint Mutfağı etkisi görülür. Hindistan vadisindeki medeniyet kalıntıları ile Korfez’deki medeniyet kalıntıları arasındaki benzerlikler Kuveyt Mutfağı’ndaki Hint Mutfağı etkisini açıklayan nedenlerden biri olarak düşünülebilir. Hint Mutfağı’nm etkisi nedeni ile Kuveytliler çok baharat kullanır. Özellikle kurutulmuş limon yani loomi, kurutulmuş limon tozu, safran, defne, kekik, kakule, karanfil, kişniş, kimyon, hindistan cevizi rendesi, casia, zencefil, karabiber, hint safranı ve tarçın bu mutfağın en çok kullanılan baharatlan arasındadır. Kuveytliler baharatları çeşitli şekillerde karıştırarak “Baharat” dedikleri bir karışım yaparlar. Bu “Baharat’ı et, tavuk ve balık yemeklerinde kullanırlar. Bu çeşitli baharatlarla pişirdikleri yemeklerin yanında Kuveytliler ekmek olarak Khoubiz yerler.
Kuveyt Mutfağı’nda tatlı çok önemli bir yer tutar. Tatlılarında çok fazla hurma ve gül suyu kullanırlar. Kuveyt’in en önemli tatlıları lokma ve bir nevi küçük ve ince tulumba tatlısı olan Beleşim’dir. Kuveytliler bu tatlıları yalnızca yemekten sonra değil, çay ve kahveyle de yerler. Özellikle konukları gelince bu tatlılar hep masada bulunur.
Kuveyt’te kahve kültürü çok gelişmiştir. Yalnız içilen kahvenin rengi hemen hemen yeşildir. Yeşil kahve çekirdekleri, kakule ve karanfil ile karıştırılarak çekilir ve sonra su ile kaynatılır ve bu kahve için özel olan çaydanlıkla servis yapılır.
Kuveyt’te herhangi bir eve gidildiğinde hemen kahve ikram ederler. Eğer bu kahve reddedilirse ev sahibi çok alınır. Bu nedenle kahveyi en az üç kere kabul edip içmek gerekir. Kahvenin içinde eğer bir parça kahve içilmeden bırakılırsa bu artık kahve istenmediğinin işaretidir.
Son olarak ekenomik ve ticari ilişkilerimizin göz ardı edilemeyecek bir ülke. Her şeyini dışarıdan alan bir ülke. Ancak ilişkilerimizin arzu edilen seviyede olduğunu söylemek mümkün değil. Önemli adımlar atılmaya başlanmış .Kuveyt ile Türk halkının tarihi derinliklere dayanan tarihi ortaklıkları ve değerleri bulunan iki kardeş halklar olduklarını vurgulamak isterim. Kuveyt ve Türk halkları, ülkelerimizin halkları kardeştir. Bu kardeşliğin daha pekişmesi ve her alanda sağlanması için yöneticilere önemli görevler düşmektedir.
slm ben erbilde yaiyorum Nesimi Ömeroğlu nasil tanisa bilirim
bana yaredimci olursaniz sevinirim
Posted by serdar yer | 29 Temmuz 2011, 11:25Guzel bir paylasim. Yakinda kuveytte bir gezim ,olacak ordaki arkadaslar ile gorusmek isterim,
Posted by Lezgin | 17 Ağustos 2011, 11:45