İran Büyükelçiliği Kültür eski Müsteşarı Zekeriya Terzami:
Türkiye bizim… İran sizin…
Uzun yıllardan beri Türkiye’de yaşayan İran Büyükelçiliği Kültür eski Müsteşarı Zekeriya Terzami ile, Türkiye ile İran arasındaki kültürel ilişkileri, bu ilişkilerde Şehriyar gibi dünyaca ünlü şairlerin rolünü konuştuk.
İran ve Türkiye bölgenin iki önemli ülkesi. Bu iki ülke arasındaki kültürel anlamda ne tür bir etkileşim var?
İran edebiyatı tarihi derinliği bulunan, geçmişi çok gerilere kadar giden köklü bir edebiyattır. Türkler İslam’ı Araplardan almamışlardır. Eğer Türkler Orta Asya’dan göçüp geldikleri kabul edildiğine göre, İran üzerinden geçip gelmiş olmaları gerekiyor. Edebiyat kültürü de Türklere İran’dan, İranlılardan gelmiş olması gerekiyor Türklere. Eğer genel bir bakış yaparsak, İran-Türkiye kültürel iletişimleri o kadar geniştir ki; İran ile Afganistan dil birliği bulunduğu halde İran-Türkiye arasındaki ilişki kadar yoktur. Aynı dili konuştuğumuz halde Türkiye-İran arasında ki kadar kültürel birlikteliği göremezsiniz. Bizim Irak ile de dini ilişkilerimiz var. Büyük dini liderler oralarda yaşadıkları halde kültürel anlamda Türkiye kadar İran-Irak birlikteliği yoktur.
Seyyid Muhammed Mir Taceddin. Kültür Komisyoun Başkanvekili. Filistin İşlerini Takip Konferansı Sorumlusu.Tebriz Milletvekili.
KARİKATÜR:
Çok üzücü ve acı verici bir olay. Aynı zamanda bu olay batılıların iç yüzlerini ve temel hedeflerini göstermelerine vesile olmuş oldu. Maalesef Peygamber Efendimiz’e bu çirkin saldırıya hep beraber şahit olmuş olduk. Bunu aynı zamanda maalesef Salman Rüşdi denilen adamın 17 sene önce Kuranı Kerim’e ve Peygamber Efendimiz’e yaptığı saldırının devam olarak görüyoruz. Siyonistlerin ellerini bu işin arkasında görebiliriz, onların hedefi Müslümanlar ile Hristiyanlar arasına nifak sokmak ve ayrılık oluşturmaktır. Avrupa ülkelerinin bu olay meydana geldikten sonra olayı kınamaları bekliyorduk. Özür dilemelerini bekliyorduk. Çünkü bu olay milyonlarca insanın duygularını rencide etmiştir. Ama maalesef kötü bir sınav vermişlerdir.
Norveç, İsveç Almanya ve Fransa bazı ülkeler dini olarak bu olayı desteklemiş oldular. Onlar özgürlüğün her şeyin yazılabileceği anlamına geldiğini söylüyorlar. Bu konuda insanın aklına bir soru geliyor; madem özgürlük varsa neden Avrupalıların ve ABD’lilerin istediği şey araştırma konusu olabiliyor ama soykırım meselesini ortaya çıkaranları engellemeye çalışıyorlar. Bazı ülkelerde de Ermeni soykırımı konusunda gelişmelere şahit oluyoruz. Bazı kaygı verici analiz ve değerlendirmeleri de görmüş oluyoruz. Değerlendirmeler farklı kaderlerin ve savaşların yeniden canlandırılmasının altını çiziyor. 11 Eylül’den sonra ABD Başkanı da bu yönde talepte bulundu. Haçlı savaşından söz etti.